MBA Eğitim

En Çok Kullanılan Deyimler ve Kısaca Anlamları En Sık Kullanılan 100 Deyim

En Çok Kullanılan Deyimler ve Kısaca Anlamları En Sık Kullanılan 100 Deyim
OY KULLAN
Bu Paylaşımı Oyla!
[Toplam: 1 Ortalama: 5]

En Çok Kullanılan Deyimler ve Kısaca Anlamları En Sık Kullanılan 100 Deyim, 30 tane deyim ve anlamları kısa, Toplum içinde en çok kullanılan deyimler, en sık kullanılan deyimler ve kısaca anlamları

Deyim Nedir Niçin Kullanılır

Türk dili deyimler bakımından zengin bir dildir. İnsan toplulukları kendi dillerini geliştirirken sözcüklerin yanında hazır söz öbekleri de hazırlar. Deyimler de bir dilde anlatımı daha güçlü kılmak için kullanılan hazır söz öbekleri arasındadır.
Deyimin söz öbekleri biçiminde kalıplaşmış olması, kullanılırken sözü ilgi çekici kılması, anlatım gücünü arttırması ve en az iki sözcükten oluşması gibi ölçütler dikkati çekmektedir. Bütün bu özelliklere sahip olan deyimsel yapıların bundan sonra da ihtiyaçlar oranında üretilip kullanılacağı da söylenebilir.
Deyim, anlatım gücünü artırmak için, az çok mantık dışına kayan bazı sözcükleri değişmediği halde bazıları değişip çekimlere giren kalıplardır.

A’ DAN Z’ YE EN ÇOK KULLANILAN DEYİMLER

A İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Abuk sabuk konuşmak: Düşünmeden konuşmak.

Ağırdan almak: Bir şeyi yapmak için acele etmemek, yavaş yapmak.

Ağız aramak: Öğrenmek istediği bir konuda insanları yoklamak.

Ağzı kulaklarına varmak: Çok mutlu olmak, mutlu olduğunu çok belli etmek.

Ağzında bakla ıslanmamak: Sır saklamayı becerememk.

B İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Baş etmek: Bir işi yapmaya gücü yetmek, o işi yapabilmek.

Başına çorap örmek: Birisini kötü bir duruma düşürmek için gizli gizli planlar yapmak.

Bal dök yala: Her tarafın tertemiz olması.

Bahtı kara: Talihinin kötü olması

Burnunun dikine gitmek: Her zaman kendi dilediğini yapıp kimsenin sözüne önem vermemek.

C İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Caka satmak: Gösteriş yapmak.

Can atmak: Bir iş için çok istekli olmak.

Can damarına basmak: Bir kişinin veya bir işin en duyarlı yerine değinmek

Canını burnuna gelmek: Bir işi yaparken çok zorlanmak.

Ç İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Çam devirmek: Farkında olmadan söylememesi gereken bir şeyi söylemek.

Çantada keklik: Ele geçirilmesi kolay veya kesin olan şeyler için kullanılan bir deyim.

Çar çur etmek: Malını gereksiz şeyler için harcayıp bitirmek.

Çekirdekten yetişme: Bir işi küçük yaştan itibaren öğrenme ve yapma.

Çene çalmak: Çok konuşarak vakit geçirmek.

D İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Dağdan gelip bağdakini kovmak: Sonradan geldiği yerde veya katıldığı bir işte eskiden beri olan insanları beğenmemek.

Dalevere çevirmek: Bir işi yaparken yalan dolan ve hile ile yapmak.

Daldan dala konmak: Belli bir düşüncede kalmamak sürekli değişkenlik göstermek.

Damdan düşer gibi: Bir şeyin aniden çok hızlı bir şekilde olması.

Dara düşmek: Para sıkıntısına girmek.

E – F İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Eceline susamak: Ölümüne neden olacak kadar zor işlere kalkışmak

Eğri bakmak: Bir insana kötü niyetle, kötü düşünce ile bakmak.

Ekmeğinden etmek: Bir insanın işine engel olmak. İşinden atmak.

Farkına varmak: Bir konuda gözü açılmak , daha iyi ayırt etmek.

Fena etmek: Bir insanı kötü duruma düşürmek, zor durumda bırakmak.

Ferman dinlememek: Etrafındaki kişilerin dediklerini dinlemeyip kendi düşündüğü şekilde davranmak.

Fink atmak: Kafasına göre davranmak, hareket etmek.

G İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Gavur inadı: Önüne geçilemeyen, yumuşatılamayan inat.

Gazel okumak: Kandırmak ve oyuna getirmek için söylenen boş sözler.

Gına gelmek: Bıkmak, usanmak.

Göbeği çatlamak: Bir şeyi yapabilmek için büyük çabalar harcamak.

Göğüs germek: Zorluklara direnmek , vazgeçmemek.

Göklere çıkarmak: Çok fazla övmek.

H İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Halden anlamak: Bir kişinin içinde bulunduğu zor durumu anlayarak, ona anlayış göstermek.

Hale yola koymak: Düzenlemek, planlamak.

Hali vakti yerinde: Zengin, oldukça varlıklı kişiler için söylenen bir deyim.

Hapı yutmak: Zor bir duruma düşmek.

Har vurup harman savurmak: Parayı çarçur etmek, gereksiz yere kullanmak.

I – İ İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Ikınıp sıkınmak: Bir işi yaparken çok zorlanmak.

Iskartaya çıkarmak: İşe yaramaz ve değersiz olanları ayırmak.

Islah etmek: Bir kişiyi daha iyi bir duruma getirmek, eğitmek.

İbret almak: Bir olaydan veya bir kişinin içine düştüğü kötü durumdan ders çıkarmak.

İçi açılmak: Güzel bir haber veya olaydan sonra mutlu olmak, iç sıkıntısını gidermek.

İçi cız etmek: Acı bir olay karşısında üzülmek, acımak.

İçi içine sığmamak: Çok sevindiğini gizleyememek, sevinçten yerinde duramamak.

İçine işlemek: Bir şeyden çok etkilenmek, fazla duygulanmak.

K İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Kabak tadı vermek: Çok sık yinelendiği için sıkılmak, bıkmak.

Kabına sığamamak: Duygularını gizli tutamamak, fazla davranışlarda bulunmak.

Kafa patlatmak: Bir şeyi yapabilmek için uzun süre düşünmek, bu konuda kafa yormak.

Kafa tutmak: Karşı gelmek, söz dinlememek.

L İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Laf altında kalmamak: Başka kimselerin sözlerine karşılık vermemek, sözü karşılıksız bırakmamak.

Lafı ağzına tıkmak: Karşısındaki kişinin sözünü kesmek, konuşmasına engel olmak.

Leb demeden leblebiyi anlamak: Bir sözü, konuyu hemen algılamak.

Leke sürmek: İnsanlara iftira atmak, onlara kötü şeyler söylemek.

Lokmasını saymak: Bir kişinin ne kadar yediğini ve yiyeceğini hesaplamak.

M – N İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Mahşer gibi: Çok kalabalık.

Maskara olmak: Gülünç, komik duruma düşmek.

Mayası bozuk: Soyu kötü, doğuştan kötü olan kişiler için kullanılan bir deyimdir.

Maymun iştahlı: Bugün beğendiği şeyi yarın beğenmeyen. Sevdiği şeylerde kararsız olan.

Nabza göre şerbet vermek: Birine onun hoşuna gidecek biçimde davranmak.

Nam almak: Bir yerde tanınmak, bir konuda ünlü olmak.

Naza çekmek: Ağırdan almak, bir konuda çok istekli görünmemek.

O İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Ocağına düşmek: Bir kişiye muhtaç hale gelmek.

Ok yaydan çıkmak: Geri dönüşü olmayacak bir işe girmek.

Omuz silkmek: Bir şeyi önemsiz bulmak, umursamamak.

Ö İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Öç almak: İntikam almak, yapılan bir kötülüğün karşılığını vermek.

Ödü patlamak: Çok korkmak.

Ön ayak olmak: Bir işin yapılabilmesi için yardımcı olmak, işi başlatmak.

Özenip bezenmek: İşi özenerek ve dikkatli yapmak.

P – R İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Pabuç bırakmamak: Bir kişiye korkmadığını ve işi yapacağını göstermek.

Paçaları sıvamak: Bir işi yapmak için hazırlanmak.

Paha biçilmez: Çok değerli, manevi değeri olan şeyler için kullanılan bir deyimdir.

Rafa kaldırmak: Bir işi bırakmak, üzerinde durmayıp kenara kaldırmak.

Rast gitmek: Bir şeyin yolunda gitmesi, sorunsuz yapılması.

Renk vermemek: Duygularını belli etmemek, mutsuz olduğunu gizlemek.

S – Ş İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Sabır taşı: Çok sabırlı olan insanlar için kullanılan bir deyim.

Saç ağartmak: Bir işi yaparken çok zorlanmak, büyük çabalar göstermek.

Sağ gözünü sol gözünden sakınmak: Çok kıskanmak, üzerine titremek.

Şaka götürmemek: Şakadan hoşlanmamak, rahatsız olmak.

Şakası yok: Çok tehlikeli, önemsenmesi gereken şeyler.

Şeref vermek: Onurlandırmak.

T İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Tabana kuvvet: Yürümek gereken durumlarda kullanılan bir deyimdir.

Tadını çıkarmak: Bir güzellikten ve imkanlardan doya doya yararlanmak.

Tam üstüne basmak: Konuya doğru şekilde değinmek, isabet ettirmek.

Tarihe karışmak: Zamanla unutulmak, hatırlanmamak.

U – Ü İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Ucunu kaçırmak: Bir işi yaparken veya yönetirken gereken ölçüyü kaçırmak, toparlanamayacak duruma gelmek.

Ucuz atlatmak: Kötü bir olaydan hafif kayıplarla çıkmak, ağır zararlar almamak.

Üç buçuk atmak: Çok korkmak, ürkmek,

Üste çıkmak: Bir olayda kendini haklı çıkarmaya çalışmak.

V – Y İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Vadesi yetmek: Ölme zamanının gelmesi, yaşamının sona ermesi.

Vebali boynuna almak: Bir işin kötü sonuçlanması durumunu üstlenmek.

Yabana atmak: Bir şeyi önemsiz görmek, ilgilenmemek.

Yağ tulumu: Fazla kilolu insanlar için kullanılan deyim.

Z İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Zeval vermemek: Zarar vermemek, korumak.

Zevkten dört köşe olmak: Çok sevinmek, keyiflenmek.

Zeytinyağı gibi üste çıkmak: Haksız olduğu bir konuyu kabul etmeyip kendini haklı göstermeye çalışmak.

En Çok Kullanılan Deyimler Kısaca Anlamları

Bunlara Baktınız mı?

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

MBA - Model Bilimler Akademisi. Tüm hakları saklıdır. Link verilerek paylaşım yapılabilir.