MBA Eğitim

6.Sınıf EKOYAY Türkçe Kitabı Vatandaşlık Teması Nazilli Destanı Metni Cevapları

6.Sınıf EKOYAY Türkçe Kitabı Vatandaşlık Teması Nazilli Destanı Metni Cevapları
OY KULLAN
Bu Paylaşımı Oyla!
[Toplam: 2 Ortalama: 3.5]

6.Sınıf Ekoyay Türkçe Nazilli Destanı Metni Cevapları 6.Sınıf Ekoyay Türkçe Kitabı Vatandaşlık Teması Nazilli Destanı Metni Yanıtları 6. Sınıf Türkçe Ekoyay Ders Kitabı Cevapları sayfa 259 261 262 263 264 265

6.Sınıf Türkçe Ekoyay Yayınları Ders Kitabı Temaları

  1. TEMA – Doğa ve Evren Teması
  2. TEMA – Milli Mücadele ve Atatürk Teması
  3. TEMA – Çocuk Dünyası Teması
  4. TEMA – Erdemler Teması
  5. TEMA – Milli Kültürümüz Teması
  6. TEMA – Bilim ve Teknoloji Teması
  7. TEMA – Sanat Teması
  8. TEMA – Vatandaşlık Teması

NAZİLLİ DESTANI METNİ

Nazilli Basma Fabrikasında bir hafta kalacak, basma renklerini ve nakışlarını inceleyecektik. Bu davet üç senedir beni saran yazmacılığın, oldukça kahrını çektiğim çeşitli bez boyalarının, istim kazanları önünde
çektiğim çilenin en büyük mükâfatı oldu.
Memleketimin en güzel köşelerinden birini, dünyanın en güzel fabrikalarından birini gördüm. Güzel, çalışkan, uyanık insanlar
gördüm. Benim İstanbul’da gördüğüm basma fabrikaları Nazilli’dekinin yanında çocuk oyuncağı gibi kaldı. Hâlbuki bu oyuncak yazma tezgâhlarında, tahta kalıplar üzerine oyulmuş nakışlarla çalışan kimseler için ne müthiş bir şeydi. İstanbul’da gördüğüm basma fabrikalarında yazma kalıbı yerine, kasnağa gerilmiş ipek kullanılıyordu.

Nazilli’de benim bildiğim ipek kasnaklarından ve bu iş için kullanılan tezgâhlardan eser yoktu. Bunların işini hemen hemen matbaa makinelerinin bir eşi olan dev gibi makineler görüyordu. Kalıp, ipek üstüne değil çelik silindirlere Avrupa’da yetişen gravürler tarafından oyuluyordu. Rotatif denilen matbaa makinelerinin bir başka türlüsü.
Tek renkten tutun da on iki renge kadar nakşı aynı anda basabiliyor. O gün basılacak işlere göre kimi iki renk, kimi üç renk, kimi on renk basıyor. Çelik parmaklar uzanıyor. Çelik bilekler bükülüyor. Çelik kollar açılıyor. Çelik gövdeler bir sağa, bir sola eğiliyor. On bin, yirmi bin, yüz bin metre beze
istediğin çeşit nakışları döküp geçiyor. (…)

Melih Cevdet’in dediği gibi: “Gel benim şair tabiatım çık ortaya.” “Gel benim renk sevgim, biçim sevgim, çekidüzen gayretim, örgü muhabbetim. Allah rızası için el ele verin, imdadıma koşun, gelin de hep birlikte pamuğun iplik oluşunu anlatalım. Ne doğan güneş bu kadar güzel olabilir ne Kanlıca’da mehtap ne adaların kütür kütür suyu ne dağlar ne rüzgâr.” En sevdiğim, üstüne evlat gibi titrediğim, şımarttığım nakışlar birbiri arkasından çil yavrusu gibi dağıldılar.
Pamuk tarlası kadar güzel bir tarla az bulunur. Sanki milyonlarca küçücük başlı, kalın dudaklı çocuk, üstlerinden geçen bir buluta tuzak kurmuşlar, her tarafını bir güzel ısırmışlar, hepsinin kalın dudaklarında bir tutam bulut. Ama insan bir defa fabrikaya girdi mi, bir defa pamuğun makinenin elinde ne hâllere girdiğini seyre daldı mı, sen tarlayı da, bulutu da, manzarayı da bir kalem unut. Pamuk nasıl iplik olurmuş? Ben ömrümde bu kadar keyifli, bu kadar güzel bir oluş görmedim. Kuvvetli bir hava baskısı, perişan pamuk yığınlarına bir hışım gibi dalıyor. Bu kudretli soluğun önüne düşen pamuk yığını ne olduğunun farkına varmadan eriyor. Açık mavi bir su, bir rüzgâr, bir elektrik nefesi kesiliyor. Bu acayip soluğun
bir borudan fışkırdığını görmüyor, ancak hissedebiliyorsunuz. Biraz sonra öteki makineden bu renksiz rüzgâr, bileğim kalınlığında bir süt çeşmesi gibi akmaya başlıyor.
Daha bunun tadına doymadan aynı hışımla rüzgârın önüne düşüyor. Öteki makinede parmak kalınlığında çıkıyor. Bu cümbüş, bilek kalınlığındaki pamuğun kıldan inci kılıçtan keskin bir çizgi, bir makara ipliği hâline
gelmesine kadar devam ediyor. İplik makinenin dilediği kadar inceldi mi dokuma işi başlıyor.
En büyük telaş, en büyük patırtı ve en büyük rutubet derecesi dokuma tezgâhlarının bulunduğu salonda. İşte burada bir kıyamettir kopuyor. Ama kıyametin böylesine can kurban…

6.Sınıf Türkçe EKOYAY Ders Kitabı Cevapları Sayfa 259-265

VATANDAŞLIK Teması cevapları ve soruları, EKOYAY Yayınları 6. sınıf Türkçe ders kitabı cevapları

NAZİLLİ DESTANI METNİ CEVAPLARI

6.Sınıf Ekoyay Türkçe Nazilli Destanı Metni Cevapları

6.Sınıf EKOYAY Türkçe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 259

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

1. Üretmek ve üretim denince aklınıza neler geliyor?

Sanayi, ürün, sanat, bilim…

2. “Tarlada izi olmayanın harmanda sözü (yüzü) olmaz.” atasözüyle ne anlatılmak istenmektedir?

Kendini işe vermeyenden, bir iş üretmeyenden hayır gelmez.

3. Üretim kelimesinin zıt anlamlısı nedir?

Tüketim.

6.Sınıf EKOYAY Türkçe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 261

1.ETKİNLİK

Okuduğunuz metinde geçen anlamını bilmediğiniz kelime ve kelime gruplarını daire içine alınız. Sıra arkadaşlarınızla birlikte bunların anlamlarını tahmin ediniz. Daha sonra bu kelime ve kelime gruplarının anlamlarını Türkçe sözlük, atasözleri ve deyimler sözlüğü vb. den yararlanarak öğreniniz. Bu kelime ve kelime gruplarını kendi sözlüğünüze kaydetmeyi unutmayınız.

CEVAP

basma: Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş

istim: Gücünden yararlanmak için elde edilen buhar, islim

kasnak: Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember

ecza: Çeşitli amaçlarla kullanılan kimyasal madde

klişe: Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, şekil, yazı çıkarılmış metal levha

gravür: Ağaç, taş veya metal bir levhanın oyularak işlenmesi ve bunun bir yüzeye basılması tekniği

yunmak: Yıkanmak

: Pamuk, yün vb.nden iplik eğirmekte kullanılan, ortası şişkin, iki ucu sivri ve çengelli olan, ağaçtan yapılmış araç, eğirmen, kirmen

2.ETKİNLİK

Okuduğunuz metinle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1. Yazarın Nazilli Basma Fabrikasına gidiş amacı nedir?

Cevap: Basma renklerini ve nakışlarını incelemektir.

2. Nazilli Basma Fabrikasında yazarın ilgisini en çok çeken şey nedir?

Cevap: Pamuğun iplik olması işlemidir.

3. Yazar metinde neleri karşılaştırmıştır?

Cevap: İstanbul’daki basma fabrikaları ile Nazilli’deki basma fabrikasını karşılaştırmıştır.

4. Metinde çeşitli benzetmeler yapılmıştır. Bu benzetmelerin olduğu bölümlerin altını çiziniz. Bu benzetmelerden en çok hoşunuza giden hangisidir?

Cevap: Yazarın pamuk tarlalarını tarif ederken “Sanki milyonlarca küçücük başlı, kalın dudaklı çocuk, üstlerinden geçen bir buluta tuzak kurmuşlar, her tarafını bir güzel ısırmışlar, hepsinin kalın dudaklarında bir tutam bulut.” benzetmesi en çok hoşuma gidendir.

5. Yazarın gözlem yeteneği ile ilgili ne tür çıkarımlarda bulunabilirsiniz?

Cevap: Yazar çok iyi bir gözlemcidir. Her detayı benzetmeler kullanarak hatırlaması ve aktarması çok iyidir.

6. Metnin konusu nedir?

Cevap: Bir basma fabrikasının işleyişi.

7. Metnin ana fikrini en iyi anlatan üç kelime nedir?

Cevap: Üretim, emek, hayranlık

6.Sınıf EKOYAY Türkçe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 262

3.ETKİNLİK

a. Okuduğunuz metinle ilgili aşağıdaki soruların cevabını karşılarına yazınız.

CEVAP

• Yazar, metinde gezip gördüğü bir yerle ilgili izlenimlerini mi yoksa tanık olduğu bir olayı mı anlatmıştır? Gezip gördüğü bir yerle ilgili izlenimlerini anlatmıştır.

• Yazar, gezip gördüğü yerleri anlatırken çeşitli betimlemelerden ve benzetmelerden yararlanmış mıdır? Evet.

• Metni okuduktan sonra Nazilli Basma Fabrikası ve orada üretilenler hakkında belli bir bilgiye sahip oldunuz mu? Evet.

• Metni okurken kendinizi Nazilli Basma Fabrikasını yazarla birlikte geziyormuş hissine kapıldınız mı? Evet.

• Sizce yazar gezdiği yerdeki her şeyi anlatmış mıdır? Hayır. Mesela oradaki çalışanları anlatmamıştır.

b. Aşağıdaki açıklamaları okuyunuz.

Yurt içinde ya da dışında gezip görülen yerlerin ilgi çekici yönlerinin anlatıldığı yazı türüne gezi yazısı denir.

Gezi yazıları, gezip görmenin ve iyi bir gözlemin ürünüdür. Gezi yazılarında yazar, gözlemlerinin yanı sıra duygu ve düşüncelerini de aktarır.

Gezi yazılarında okur, yazarın anlattığı yerleri sanki yazarla birlikte geziyormuş hissine kapılır.

Gezi yazılarının amacı, gezilen yeri okuyucuya her yönüyle tanıtmaktır.

Etkinliğin “a” bölümündeki sorulara verdiğiniz cevaplardan ve yukarıdaki bilgilerden yola çıkarak “Nazilli Destanı”nın türünü söyleyiniz.

Cevap: Gezi yazısı

c. Aşağıdaki metin parçalarını okuyunuz. Bunlardan hangileri “Nazilli Destanı”yla aynı türde yazılmış bir metinden alınmıştır? İşaretleyiniz.

CEVAP

(   )
(…)
Kapıyı çalıp içeri girmeyi ümit ediyordu. Bir kere içeri girsindi, sonra başına geleceklere razıydı. Kim bilir annesi neler söyleyecekti? Tam kapıya geldiğinde bütün cesaretini kaybetti. Tam kapıyı çalacakken geriye kaçtı. Tekrar kapıya yaklaştı bir türlü
karar veremiyordu. Dördüncü defa çok hafifçe kapıyı tıkırdatacak cesareti kendinde
buldu. Bir hayli bekledi, gelen giden yoktu. Aradan yarım saat geçmişti ki üst kattaki
parmaklıktan kafasında kocaman bir fenerle bir salyangoz göründü.
(…)

Carlo Collodi (Karlo Kollodi)

6.Sınıf EKOYAY Türkçe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 263

(   )
(…)
Kadınlar, çocuklar, akıl almaz parlaklıkta göz alıcı renkler içinde. Bayram şenlikleri
yol boyunca sıklıkla karşımıza çıkıyor. Bayram traşı için gecikmiş olan erkekler ve çocuklar, şenlik patırtısı arasında, sokağa atılan bir iskemleye oturmuş, güle söyleye saç
traşı oluyorlar.
Yol üstünde arada bir camilere de rastlıyoruz.
Otobüsümüz, zengin tarım alanlarıyla çöl görünümlü kırsal yörelerden geçerek Abidos Tapınağı’na ulaşıyor. Bu yolculuk Mısır’ı daha yakından tanımamızı sağlıyor.
(…)

Gülten Dayıoğlu

(X)
(…)
Top dökümhanesi, İstanbul’un deniz kıyısından yüz adım içeride, bir dağın eteğindedir. Savaşa dayanıklı, sağlam ve kalın duvarları vardır. Tahtadan yapılmış damında
nöbetçiler gezinir. Tunç eritirken ateş sıçrarsa nöbetçiler sıçrayan ateşi söndürür.
Yüzlerce top kalıbı, yumurtayla karıştırılmış çamurla yapılır. Dört tarafı ateş taşıyla yapılmış iki fırını vardır. Ocağın altı boş, üzeri kubbelidir. Bu kubbenin içine eski top
kırıkları konur. Bitişiğindeki aralıkta kalay hazırlanır. Bakır ve kalay belirli oranlarda
katıldığında özel kâtipler burada hesap tutarlar.
(…)

Evliya Çelebi

(   )
Adamın biri, bir gün Hoca’ya kaç yaşında olduğunu sormuş.
Hoca da:
— Kırk yaşındayım, demiş.
Aradan on yıl geçtikten sonra yine aynı adam:
— Hoca, şimdi kaç yaşındasın, diye sormuş. Hoca, yine aynı cevabı vermiş:
— Kırk yaşındayım!
— Nasıl olur? On yıl önce de kırk yaşında olduğunu söylemiştin?
Hoca, başını sallamaya başlamış:
— Arkadaş, demiş, er olan sözünden dönmez! Söz bir, Allah bir. Yirmi otuz yıl sonra
da sorsan aynı şeyi söylerim!..

Necip Fazıl Kısakürek

6.Sınıf EKOYAY Türkçe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 264

4.ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerde yer alan zamirleri bulunuz. Bu zamirlerin metnin anlamına nasıl katkı sağladığını cümlelerin altına yazınız.

CEVAP

• Benim İstanbul’da gördüğüm basma fabrikaları Nazilli’dekinin yanında çocuk oyuncağı gibi kaldı.

“Benim” → kişi zamiri, “-ki” → ilgi zamiri

• Bunların işini hemen hemen matbaa makinelerinin bir eşi olan dev makineler görüyordu.

İşaret zamiri

• Pamuğun iplik olması için geçtiği dört beş salondan bir tanesi bu

İşaret zamiri

• Bizimki orta hâlli bir fabrika sayılırmış.

“Bizim” → kişi zamiri, “-ki” → ilgi zamiri

• Hepsinin kalın dudaklarında bir tutam bulut.

Belgisiz zamir

• O şeytan çekici gibi kendi başlarına bir sürü işler beceren iğleri insanın gidip birer birer öpeceği geliyor.

Kişi zamiri

5.ETKİNLİK

Yaratıcı konuşma tekniğini kullanarak “üretim ve gelecek” konulu bir konuşma yapınız. Bu tekniğe göre her öğrencinin bir önceki arkadaşının konuyla ilgili söylediklerinden hareketle konuşarak konuya farklı bir bakış açısı getirmesi gerektiğini unutmayınız.

Yaratıcı konuşma tekniği sınıf ortamında yapılabilecek bir tekniktir. Bu etkinlik sınıfta yapılmalıdır.

6.ETKİNLİK

Gezip gördüğünüz, hakkında bilgi topladığınız imalathaneyi tanıtan bir yazı yazınız. Bu yazınızda anlatımı desteklemek için grafik ve tablo (imalathanede üretilen ürünün miktarı, imalathanedeki çalışan sayısı, kullanılan ham madde miktarı vb.) kullanınız. Çektiğiniz fotoğraflarla yazınızı süsleyiniz. Yazınızda imalathanedeki üretim aşamalarını ayrıntılı biçimde, işlem basamaklarına göre anlatınız.

Yazınızda yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin yerine Türkçelerini kullanınız. Yazınızın içeriğine uygun bir başlık belirleyiniz.

Yazınızı okuyunuz. Anlam bütünlüğünü bozan ifadeler yazım ve noktalama kurallarına uygunluk bakımından yazınızı gözden geçiriniz. Gözden geçirdikten sonra yazınızı sosyal medyada paylaşınız.

Gezdiğiniz imalathaneye göre bu etkinliği siz yapabilirsiniz.

6.Sınıf EKOYAY Türkçe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 265

GELECEK DERSE HAZIRLIK

• Çalışmakla ilgili atasözleri ve özlü sözler bulunuz.

CEVAP

Atasözleri:

  • İşleyen demir ışıldar
  • Akan su yosun tutmaz
  • Açık ağız aç kalmaz
  • Aç ayı oynamaz
  • Emek olmadan, yemek olmaz
  • Yazın çalışan kışın gülüşür
  • Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer

Özdeyişler:

  • Çalışmak; sıkıntıyı, kötülüğü ve yoksulluğu uzaklaştırır. Andre Maurois
  • Ne kadar çok çalışırsan, o kadar mesut olursun. Charles Dickens
  • Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı, olmak şarttır. Honore de Balzac
  • Hiç kimse, kendi el emeğinden daha hayırlı bir şey yememiştir. Hz. Muhammed (sav.)
  • En büyük makam, en büyük hak, çalışanlara ait olacaktır. Mustafa Kemal Atatürk
  • Çalışmak, her şeyi fetheder. Virgilius

• Gelecekte yapmak istediğiniz meslekle ilgili bilgi edininiz.

6.Sınıf Türkçe Yanıtları MEB YAYINLARI

6.Sınıf Türkçe Yanıtları EKOYAY YAYINLARI

TÜRKÇE KİTABI CEVAPLARI TÜM SINIFLAR

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. arda dedi ki:

    teşekkürler

MBA - Model Bilimler Akademisi. Tüm hakları saklıdır. Link verilerek paylaşım yapılabilir.